Çünkü, "Yazarım, kitabımı bastıracağım" diyen herkes, isterse yüz
bin adet bandrol alabiliyor. Bazı yayıncılar, bandrol izninin meslek
örgütlerine verilmesini, bazıları da bandrolün tamamen kaldırılmasını
istiyor.
YAYIN dünyasında dolaşan rivayet, durumun vahametini de ortaya koyuyor aslında. Nobelli yazar Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi yayımlandığında, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’a,
biri imzalı, diğeri imzasız iki nüsha gönderiyor. İkinci kitabı neden
imzalamadığını da, "Çünkü gerçek değil, korsan baskı" diyerek izah
ediyor. Gelinen noktada, Masumiyet Müzesi’nin korsanının da bandrollü
olması kimseyi şaşırtmıyor. Oysa, hatırlanacağı gibi, korsan kitapla
mücadele için bandrol uygulaması getirilmişti.
Yayıncılar Genel Sekreteri Metin Celál, bandrol uygulamasının
anlamını tamamen yitirdiğini hatırlatarak, bugünkü uygulama ile kimin,
hangi kitap için bandrol aldığının belirlenemediğini söyledi. Celál,
"Masumiyet Müzesi’nin korsan baskılarının üzerindeki bandrollerin hangi
kitaba ait olduğu ve en önemlisi kimin tarafından bakanlıktan alındığı
ortaya çıkacak mı" diye sordu. Yayıncılar Meslek Birliği Başkanı Tuğrul
Paşaoğlu da, son zamanlarda yakalanan bütün korsan kitapların
üzerindeki bandrollerin gerçek olduğunu ve il kültür müdürlüklerinden
alındığını hatırlattı. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 81.
maddesinde, "Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden bakanlık sorumlu
tutulamaz" hükmü, bürokratları kurtarıyor. Çünkü bu, kelimenin gerçek
anlamıyla, "korsan kitaplar için bandrol satmak suç değil" anlamına
geliyor. Bandrol almak için Bakanlığa veya il kültür müdürlüklerine
başvuran yayınevinden pek çok belge istenirken, "Ben yazarım, kitabımı
100 bin basacağım" diye başvurduğunuzda önünüzde hiçbir engel çıkmıyor.
Aldığınız 100 bin bandrolü nerede kullanacağınız da artık size kalmış.
Çözüm için iki öneri
TUĞRUL Paşaoğlu ve Metin Celál, bandrol satma görevinin piyasayı
gayet iyi tanıyan meslek kuruluşlarına verilmesini istiyorlar. Zaten
dışarıdan ithal edilen kitaplar için bu uygulama mevcut. "Bandrol
satışından elde edilecek gelirle" diyor Metin Celál, "yasanın öngördüğü
veri tabanını kurmaya da, daha sonra korsan takibi yapmaya, suçluları
hukuka teslim etmeye de talipler."
Ancak, başka yayıncılar, yönetimler tarafından sansür amacıyla
kullanılabileceği gerekçesiyle bandrol uygulamasının tamamen ortadan
kaldırılmasını talep ediyor. Korsan için ise kararlı ve tavizsiz yasal
mücadele öneriyorlar.
|